Dr. Mehmet Sürmeli'nin kişisel web sitesine hoşgeldiniz.

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
GAYE İNSAN: HZ. MUHAMMED (SAS) - DR. MEHMET SÜRMELİ

GAYE İNSAN: HZ. MUHAMMED (SAS) - DR. MEHMET SÜRMELİ

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

KİTABIN ÖNZÖZÜ

Bir dini iyi anlayabilmek için o dindeki ilah anlayışını, o dinin kitabı­nı, peygamberini ve peygamberine bağlanan müminleri iyi tanımak gerekir. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin üçte ikisinden fazlasında Allah (c.c) tanıtılır. Bu tanıtıma, Yüce Allah'ın isimleri, sıfatları, fiilleri, halikıyyeti ve rububiyyeti şeklindedir. Allah-u Teâlâ'nın kendisini ay­rıntılı olarak tanıtmasındaki amacı ise müminlerde marifet nurunu hasıl edip kendisine gereği gibi ibadet edecek kullar yetiştirmektir. Çünkü marifeti olmayan veya eksik olan kişilerde ibadet bilinci, takva, vera ve huşu hâlleri olmaz. Bu hâllerin gelişmediği insanlar, emanete liyakat kazandıran; ihsan ve salih olma vasıflarından da mahrum kalırlar.

Allah'ı bilme ve tanıma dediğimiz marifet hâli, tüm peygamberlerde en üst seviyededir. Hz. Muhammed (s.a.s) de: "Sizin, Allah'ı en iyi bileniniz benim, en muttaki olanınız da benim."[1] buyurmak suretiyle marifet ile takvaya erişmek arasındaki doğru orantıya dikkat çekmiştir. Hz. Peygamberin yaşamış olduğu hayat, Allah'ı bilmesinin bir göstergesi olduğu için; bir mümin hayatını ne kadar Hz. Muhammed'in hayatına benzetirse, Allah'ı sevme konusundaki iddiasını da davranışsal olarak göstermiş olur.

Allah'ı (c.c) bilmede, İslam vahyinin içerisinde toplandığı Kur'an-ı Kerim'i anlamada ve hayatını örnek alarak sünneti en canlı biçimde temsil eden sahabileri tanımada, Hz. Muhammed'in (s.a.s) en güzel biçimde bilinmesi şarttır. Onu tanımak ve anlamak için önce Kur'an-ı Kerim'e, sonra hadislere ve İslam tarihi kaynaklarına başvurmak gerekir. Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber'in vermiş olduğu tevhit mücadelesinin tarihidir. İslam tarihi, onun bu mücadelesi içerisinde gerçekleştirdiği süreç; hadisler de Hz. Peygamber’in "Kur'an-ı Kerim'den anladıklarını hayatına katması" ve yaşadığı dünyaya vahiy­le anlam vermesidir. Kur'an-ı Kerim'i ve hadisleri bilmeden İslam'ı anlamak; bu dinin ilah, peygamber anlayışını, hayata bakışını ve bağlılarına gösterdiği hedefleri anlamak mümkün değildir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed, yirmi üç yıla yakın peygamberlik görevi yapmıştır. Bu süre içerisinde, hayatın uzunluk, genişlik ve derinlik alanlarında tüm düşünce ve davranışla­rına vahyi hâkim kılmış, Allah'tan izinsiz bir iş yapmamıştır. Yemesi, içmesi, giyinip kuşanması, komşuluk ve çevreyle ilişkisi, çocukları ve ailesiyle olan yakınlıkları, ibadetleri, ticareti, siyasi, askerî ve hu­kuki davranışlarını içeren hayatının genişlik boyutuyla ilgili her şey kayıt altına alınıp sağlam kaynaklar aracılığıyla günümüze kadar gelmiştir.

Modernite, Müslümanların hayatında da kendine bir yer edinmek istemektedir. Bu yeri bulmak için, hayatın genişlik alanında hâkim olmayı hedeflemekte ve bu çerçevede sünnetle bir çatışma içerisi­ne girmektedir. Moderniteye teslim olanlar, sünnete karşı çıkmak yerine "Bize Kur'an yeter." mantığıyla hareket etmekteler ve ha­yatın ayrıntılarında, Hz. Peygamber'in hadislerine uygulama alanı tanımamaktadırlar. Hadis'e ve sünnete çeşitli gerekçelerle karşı çı­kanlar, İslam'ın dünya sistemine alternatif olmasını bilerek isteme­yen din düşmanları veya hamakatlarından dolayı art niyetli kişiler tarafından kullanılan cahillerdir. Böyle yanlış bir alana girmemek ve sünnete karşı olumsuz bit tavır almamak için Hz. Peygamber'in tüm özelliklerinin bilinip örnek alınması gerekir.

Allah'tan almış olduğu dini tebliğ etmek, kapalılıkları açıklamak, dinî hükümlerin nasıl yaşanacağını ameli olarak göstermek ve hüküm olmayan konularda sorunları çözmek için hüküm koymakla yetkili olan (Kur'an-ı Kerim 4/59,65; 7/157; 33/36) "Hz. Peygamber'i ken­di öz oğullarından bile iyi tanımakla" görevli olan insanlar, onu İs­lam'ın temel kaynaklarından öğrenmek zorundadırlar. Bu zorunluluğu hissederek biz de bu çalışmamızda Hz. Muhammed'i, Kur'an-ı Kerim, hadis ve hadis ilminin rivayet usulünü/metodunu kullanan İslam tarihi kaynaklarından tanıtmayı uygun bulduk. Amacımız bir siyer çalışmasından çok, insanın en önemli güvenlik alanı olan iman konusuyla ilgili Hz. Muhammed'in (s.a.s) emirlerini, Hz. Peygam­berin ahlâki özelliklerini ayetler ve hadislerle ele alıp peygamberlik görevini yerine getirmedeki işlevsel alanıyla ilgili bilgiler vermektir.

Çalışmamız beş ana başlıktan oluşmaktadır:

  1. Hz. Muhammed'in Yaşadığı Coğrafyanın İslam Öncesi Kültürel Durumu,
  2. Kur'an-ı Kerim'in Öncelikli Konusu Olan İman Alanıyla ilgili Hz. Muhammed'in (s.a.s) Emir ve Tavsiyeleri,
  3. Hz. Muhammed'in Şahsiyeti ve Ahlâki Nitelikleri,
  4. Hz. Muhammed'in Görevleri,

5.  Hz. Muhammed'e Karşı Ahlâki Sorumluluklarımız.

Önemine binaen ikinci maddedeki konuları "Nasıl İman Edelim?" adlı geniş bir çalışmada topladık. İmanı yenilemeyi hedefleyen bu çalışmanın özellikle okunmasını istiyoruz. Çalışmamızın yazımında emeği geçen değerli dostlarıma, tahsil hayatımda hep yanımda olan ve beni ilahiyat alanına yönlendiren babama ve anneme, ilmi çalış­malarımı her zaman destekleyen ve bu çalışmaların tamamlanması için kendi zamanından fedakarlıkta bulunan eşime, bana sabreden çocuklarıma teşekkür ederim. Rabbimden tüm salih amellerimizin kabul edilmesini dilerim...

Çalışmak bizden başarı Allah'tandır.

Dr. Mehmet SÜRMELİ Ankara 2014



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BURADASINIZ Anasayfa