Dr. Mehmet Sürmeli'nin kişisel web sitesine hoşgeldiniz.

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

CEMAATLE NAMAZA DEVAM EDİLMEDEN CEMAAT OLUNAMAZ

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

Cemaate devam ederek bireysel anlamda bir ümmet olma vasfını elde edemediğimiz zaman hem cami cemaati “kuru bir kalabalık”tan ibaret olur, hem de cemaatleşmenin sosyal ve siyasal aşamaları gerçekleşemez. Nitelikli bir cemaat olamadıkça da müminler hiçbir problemlerini çözemezler. Hayatın öznesi olmak ve tarihe yön vermek yerine gündemini başkalarının belirlediği edilgen varlıklar haline dönüşürler. Peygamber Efendimiz ve sahabileri gidişatını inkarcıların belirlediği müsadeli bir hayata cemaatleşme sayesinde asla razı olmamışlardır. Camiye devam etmeyenler ısmarlama bir hayata rıza göstererek sıradanlaşır endişesiyle sürekli uyarılmışlardır. Resulullah döneminde mü’minler, İmam’ın etrafında daima zihinsel ve ruhi bir tecdid yaşamışlardır. Cemaate katılmayarak bu tecdidin kasıtlı olrak dışında kalanlar ise münafıklaşmışlardır.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Ağustos 2014 22:04

MUHAMMED SURESİ’NİN 19. AYETİNİN İÇERDİĞİ SÖZCÜK VE KAVRAMLAR 4. KISIM

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

3-GÜNAH

İnsan, özgür olarak yaratılmış bir varlıktır. Ne melekler gibi sadece hayır işleme üzerine yaratılmış, ne de hayvanlar gibi iç güdüleriyle hareket eden iradesiz yaratıktır. Özgürlüğünü güzel olan şeylerden yana kullanmak suretiyle Allah katında değerli bir konum kazandığı gibi, kötü olan şeylerden yana kullanmak suretiyle hayvanlardan bile aşağı bir seviyeye de düşebilir. İki taraftan birini tercih etmek insanın kendi elindedir. Herhangi bir etkenin tesiri altında kalmak suretiyle günah işleyecek olursa istiğfar ve tevbenin bir arınma yolu olduğunu bundan önceki bölümde açıkladık.

Son Güncelleme: Salı, 15 Mart 2011 10:15

İmanda istikamet üzere olmayanın amelleri makbul olmaz.

e-Posta Yazdır PDF

İMANDA İSTİKAMET ÜZERİ OLMAYANIN AMELİ MAKBUL OLMAZ

Yüce Allah, insanların fıtratlarını muhafaza edip ruhlar aleminde yapmış oldukları sözleşmeye aykırı davranmamaları için peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Ne zaman peygamberin getirmiş olduğu ilahi emirler unutulur ve neticesinde insan kendine ve rabbine yabancılaşırsa; şirk hastalığına düşecek olursa Allah Teala yeni peygamber ve kitap göndermeye devam etmiştir. Bu nedenle de Allah (c.), her kavme peygamber göndermiştir.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Ekim 2010 02:55

Kur'an-ı Kerim ve Sünnet'te Hikmet

e-Posta Yazdır PDF

Kuran da hikmet kavramiKURAN- I KERİM VE SÜNNETTE

HİKMET

SUNUŞ

Kuran-ı Kerim ve sünnet insanların zihinsel yönden herhangi bir yanlışa düşmemeleri ve yanlışta ısrar etmemeleri için bir çok kavramın izahını yapmıştır. Vahyin amaçlarından birisi de insanların zihin dillerini düzeltmektir. Bu bağlamda şöyle bir tespit yapılabilir: Kuran-ı Kerim ve sünnet, kavramları açıklayarak insanların zihin dillerini düzeltmek için gelmiştir. Bu kavramlardan birisi de hikmet kavramıdır. Bu kavramın Kuran-ı Kerim’de ve sünnette çok değişik kullanılış biçimleri vardır.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Ekim 2010 02:59

TOPRAĞI VATANA DÖNÜŞTÜREN TEVHİT ÇAĞRISI

e-Posta Yazdır PDF

Ezan, anlam olarak içermiş olduğu tevhidi hükümler; Allah’ın birliği, Hz. Peygamber’in risaleti; namazın zorunlu ve kurtuluş vesilesi olduğunu bildiren ibadet ve ahlakî yönüyle İslam’ın en önemli sembollerinden birisidir.Millet olarak iman edilen tevhidin ikrarıdır. Müslümanlığı yegane kurtuluş yolu gördüğümüzün eşyayı da şahit tutarak insanlıga ilan edilmesidir. Okunmuş olduğu toprakları salt toprak olmaktan çıkarır ve İslam yurduna (daru’l-İslam) dönüştürür. Esasında bu dönüşümün gerçekleşmesi, sözle beraber mananın da hakim olmasına bağlıdır. ‘Allah en büyüktür’ deyip sonra da başka büyükler türetmek ezanın ruhuna aykırıdır. Üzerinde yaşamış olduğumuz yerler ezanla İslâmi bir kimlik kazanmıştır. Bu kimliğin devamından yana olan müminlerin ezanın anlam alanına göre bir hayatı tercih edip yaşamak suretiyle Allah’ın (c.) dinine ve emanetine layık olmaları gerekir.

Son Güncelleme: Cumartesi, 30 Ağustos 2014 21:49

MUHAMMED SURESİ’NİN 19. AYETİNİN İÇERDİĞİ SÖZCÜK VE KAVRAMLAR 3. KISIM

e-Posta Yazdır PDF

2- İSTİĞFAR

İnsan, kendisini kuşatan ve olumsuz yönde değiştirmeye çalışan nefis, şeytan, heva, kötü arkadaş, manevi açıdan kirlenmiş ortam, ahlaki yönden kişiyi dejenere eden medyatik kurumlar ve çirkinleşmiş siyasetin etkisinde kalmak suretiyle yaratılış amacına hiç de uygun olmayan işler yapabilmektedir. Böyle bir kirlenmenin olumsuz sonuçlarının, “şerefli varlık” olan insanda huy ve karakter hâline gelmesi muhtemeldir. Kötülüklerin kişilerde doğallaşmaması için sürekli olarak onlardan arınmak gerekir. İslam’da bu arınma yolu “istiğfar ve tevbe” ile gerçekleşir.

Son Güncelleme: Salı, 08 Şubat 2011 01:29

Sayfa 2 / 3

BURADASINIZ Makaleleri