Dr. Mehmet Sürmeli'nin kişisel web sitesine hoşgeldiniz.

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

MUHAMMED SURESİ’NİN 19. AYETİNİN İÇERDİĞİ SÖZCÜK VE KAVRAMLAR 4. KISIM

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Bu bölümde ise tefsirini yapmaya çalıştığımız Muhammed Suresinin 19. ayetindeki “Zenb/günah” kavramını açıklayacağız. Önemli olan, Kur’an-ı Kerim’in tanıttığı şekilde günah kavramını tanımak ve ondan kaçınma yollarını öğrenerek insanın korunmasını sağlayabilmektir.

 

Gerek Kur’an-ı Kerim’de gerek Hadis-i Şeriflerde “günah” kavramı üzerinde yoğun bir şekilde durulduğuna ve onlardan kurtuluş yollarının gösterildiğine tanık oluyoruz. Öyle ki Allahuteala, kötülük veya iyilikten bir tarafa karşılık vermede tüm toleransını ve lütfunu, günaha karşılık iyiliklere kat kat sevap vermekten yana kullanmıştır. Bu kadar toleransa rağmen kulun azabı hak edecek şekilde kötülüklere dalması, onun basiretsizliğiyle ilgilidir. Allah’ın (c.) kullarına lütfunun büyüklüğü bir kudsi hadiste şöyle dile getirilmiştir: “Yüce Allah buyuruyor ki: Kulum bir kötülük işlemek istediğinde, onu işleyinceye kadar üzerine yazmayın. Eğer işlerse aynen yazın. Eğer benim için onu bırakırsa (işlemekten vazgeçerse) bunu, kendisi için bir iyilik olarak yazın. Bir iyilik işlemeyi ister, ama yapamazsa bunu onun için bir iyilik olarak yazın. İşlerse o zaman da on katından yedi yüz katı fazlasına kadar yazın.”

Allah’ın lütfuna mazhar olup arınmak ve fıtratı yaratıldığı gibi koruyabilmek için Allahuteala’nın bizleri sakındırdığı “günah” kavramının yeterince anlaşılması gerekir. Kur’an-ı Kerim “günah” kavramını bir tek kelimeyle ifade etmemiştir. Günahı ifade eden bir çok kelime kullanmıştır. Bu kelimelerin taşıdığı anlamlar arasında farklılıklar olsa da müşterek noktaları; hepsini de Allah’ın yasak etmiş olmasıdır. Yüce Allah, “günah” kavramının anlam alanına giren kelimeleri, tespit edebildiğimiz kadarıyla şu ifadelerle bizlere bildirmiştir: Zenb, ism, ifk, cürm, hub, ricz, rics, zelle, zûr, seyyie,şuhh, şer, şirk, dall, tuğyan, zulm, anid, fücur, fahşa, münker, fesad, fısk, istikbar,kebire, sağire, hit’a, kizb, lemem, neces, nidd, heva, vizr’, anet, makt, hata, isyan,cünah, sefah, batıl, buhl, riya, menn, eza, ğayy, fitne, nüşuz, hud’a, nifak, adavet, suht,ğuluv, buğuz, habis, hüzüv, iftira, cehl, bağy, israf, şekavet, i’tida, ğayz, kibir, lağv,mekr, nemime, bühtan, hıns, ıhtiyal. Bu kelimelerin hepsinin etimolojik yapısını ve semantiğini yapmak bizim bu çalışmamızı aşan bir husus olduğu için, “zenb” kavramını diğer kelimelerle farklılığına rağmen “günah” anlamı çerçevesinde odaklaştırarak, Kur’an-ı Kerim’in günah kavramına bakışını ele alacağız.

“Günah” kelimesi Farsça bir kavramdır. Arapça’daki “zenb” kelimesinin karşılığıdır. Bu bağlamda tanımlarsak günah; kişiyi Allah’tan perdeleyen şeylerdir. İnsanla Allah (c.) arasında perde olabilecek şeyleri Kur’an-ı Kerim, nüzul döneminin başından itibaren saymaya başlamıştır. Örneğin, şu ayet-i kerimede Allah’ın yasak davranışlardan kabul ettiği eylemlerin uzun bir listesi verilmiştir: “De ki: “Gelin, Rabbinizin size (neleri) haram kıldığını okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Fuhuşların açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve haksız yere Allah’ın yasakladığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları tavsiye etti. Yetimin malına yaklaşmayın: yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (onun malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir, onu uygun tarzda sarf edebilirsiniz); ölçü ve tartıyı tam adaletle (dengeli) yapın. Biz kişiye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da akrabanız da olsa adalet yapın ve Allah’a verdiğiniz sözü tutun. Hatırlayıp öğüt alasınız diye (Allah), size bunları tavsiye etti.” Görüldüğü gibi Kur’an-ı Kerim, yasakladığı şeylerle ilgili farklı kelime ve kavramlar kullanmaktadır. Bu durum “günah” kavramının kendi içindeki derece farkıyla alakalıdır. Bazı günahlar vardır ki onlardan daha çok sakınmak gerekir.

Kendisinden daha çok sakınılması gereken günahlara “kebire” denir. Kebire kavramı Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde sunulmaktadır: “Eğer, size yasaklanan büyük günahlardan (kebireden) kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve güzel bir yere sokarız. Büyük günah, “kebire” olarak verilirken küçük günah için de ayette “seyyie” kelimesi kullanılmıştır. Fakat, bir başka ayette “kebire”nin tam karşıtı olan “sağire” kelimesi de kullanılır. “Sağire”, küçük günah anlamına da gelir. Şu ayet bunun delilidir: “Kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: “Vah bize, bu kitaba da ne oluyor ki ne küçük (sağire) ne de büyük (kebire) hiçbir şey bırakmamış, her (yaptığımız) şeyi sayıp dökmüş!” dediklerini görürsün. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.”

Ayetlere baktığımız zaman, büyük ve küçük günah ayrımının yapılmış olduğunu görüyoruz. İslam bilginlerinin, büyük ve küçük günah ayrımıyla ilgili yapmış oldukları şu taksimat oldukça yerindedir. Çünkü, Kur’an-ı Kerim ve sünnete göre üç şey, bir günahı büyütmekte ve kebire kapsamına sokmaktadır. Bunlar:

  1. Bir kimsenin; Allah’ın, ana babasının, başka insanların veya bizzat kendisinin haklarına tecavüz etmesidir. Günahın vahim oluşu, hakkı gözetilmeyen varlığın değerine göre artış gösterir. Kur’an-ı Kerim’in, Allah’a karşı işlenen bir günahı zulüm olarak nitelemesinin ve şirkin en büyük zulüm olduğunu belirtmesinin sebebi de budur.

  2. Eğer bir günah, ilahî kanunlara meydan okuyup karşı çıkıyorsa büyük günah olur. Çünkü bu günahı işleyen kişi; açıkça, utanmadan Allah’ın emir ve yasaklarını hiçe saymakta ve sadece Allah’a isyan amacıyla bir emir ve yasağı çiğnemektedir. İsyan ve itaatsizlikte Allah’a karşı gelmenin derecesi arttıkça günahın büyüklüğü de artmaktadır.

  3. İnsan hayatının huzurunun dayanağını teşkil eden bağ ve ilişkileri kesmek -bu ilişkiler ister Allahuteala ile insan, ister insanla insan arasında olsun- bir günahı büyük günahlar arasına sokar. Bir bağı veya ilişkiyi kesme sonucu ortaya çıkan günahın büyüklüğü, o bağın önemine ve o bağdaki emanete göre değişir.

Çok dikkatli olunması gereken büyük günahla ilgili olarak Abdullah b. Abbas (ö:68/687), tarif mahiyetinde şu açıklamayı yapmıştır: “Allah (c.), bir günahı zikrettikten sonra cezasının ateş veya gazap ya da lanet olduğunu bildirirse bu büyük günahtır. Fakat, istiğfar edilince büyük günahlar silinip yok olur. Şayet devam edilirse küçük günahlar büyük günah olurlar.” Mümin kulun, bu sayılan nitelikteki büyük günahlardan sakınmasının gerekliliğini Cenab-ı Allah şöyle buyurmak suretiyle günahtan kaçınma konusunda onu teşvik etmiştir: “O güzel davrananlar ki günahın büyüklerden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işlerler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir... “Lemem” de denen küçük günahlar ve hatalar için ise af yolunun daima açık olduğunu Hz. Muhammed (s.) şu hadislerinde belirtmiştir: “Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde beş vakit namaz, iki cuma namazı ve (tutulan) iki ramazan (orucu), aralarında işlenen (küçük) günahlara kefarettir. Allah Resulü’nün hadis-i şerifinde hem “büyük günah” kavramının ifade edilişini, hem de ilgili ayetlerin bir tefsiri mahiyetinde, “kebire” den kaçınmaya teşvikini görüyoruz. Kur’an-ı Kerim, müminlerin mutlaka kaçınmaları gereken büyük günahları değişik ayetlerde saymıştır. Kur’an-ı Kerim’den çıkardığımız sonuçlara göre bunlar şunlardır:

1- Küfür; Allah’ın varlığını, birliğini ve ahiret gününü inkâr etmek.

2- Allah’a şirk koşmak.

3- Allah’ın dininden dönmek, İslam’ı terk etmek.

4- Hayatı sadece dünya hayatından ibaret görüp ölümden sonra dirilmeyi inkâr etmek.

5- Allah’a iftira etmek, onu gereği gibi yüceltmemek.

6- Allah’a (c.) hakaret etmek, hakaret ifade eden sözler söylemek.

7- Namazı terk etmek.

8- Namaza karşı üşengeç davranıp ibadet etmeyi sevmemek.

9- Cuma namazını terk etmek.

10- Kâfir ve münafıklar için cenaze namazı kılıp onların lehinde şahitlikte bulunmak.

11- Zekât vermemek.

12- Haksız yere adam öldürmek.

13- Geçim endişesiyle çocukları öldürmek.

14- İntihar etmek.

15- İnsanları Allah yolunda cihattan soğutmak.

16- Düşmanlara karşı cihadı terk edip savaştan kaçmak.

17- Müslümanlar arasında fitne fesat çıkarmak.

18- İnsanları Allah yolundan çevirmek için para ve mal harcamak.

19- Hayır hasenat için harcama yapmamak konusunda insanları teşvik etmek; cimriliği öğütlemek.

20- Münafıklık yapmak.

21- Münafıklara arka çıkıp yardım etmek.

22- Münafıklara ve kâfirlere itaat etmek.

23- Yahudi ve Hristiyanları dost edinmek.

24- Yahudi ve Hristiyanlara itaat etmek.

25- Allah’ın ayetleriyle alay etmek.

26- Peygamberle alay etmek.

27- Allah’ın ayetleriyle alay edilen yerde tepkisizce durmak.

28- Allah’ın dinini alay konusu edinenleri dost edinmek.

29- Müminlerle alay edip onları küçük düşürmek.

30- İnsanlara hoşlanmayacakları lakaplar takmak.

31- İnsanların ayıplarını araştırmak.

32- Müminlerin gıybetini yapmak.

33- Evlenilmesi dince haram kabul edilen kimselerle evlenmek.

34- Zina etmek.

35- Zinaya sebep olacak davranışlarda bulunmak.

36- Namuslu kadınlara dil uzatıp iftira etmek.

37- Haksız yere başkasının malını alıp yemek.

38- Hırsızlık yapmak.

39- Harcamalarda israfçı olmak.

40- Hâkimlere rüşvet vermek.

41- Rüşvet alıp vermek.

42- Faiz alıp vermek ve faiz yemek.

43- İçki içmek ve uyuşturucu ticareti yapmak.

44- Kumar ve diğer şans oyunlarını oynayıp para kazanmak.

45- Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etini yemek.

46- Leş ve domuz eti yeyip bunların ticaretini yapmak.

47- Oruç tutmamak.

48- Allah’ın bildirdiği hakikatleri gizlemek.

49- Yetimlerin mallarını yemek.

50- Ölçü ve tartıda hile yapmak.

51- Falcılıkla uğraşıp kazanç sağlamak.

52- Allah’a, Resulüne ve emanetlere hıyanet etmek.

53- Günahlara çokça dalmak.

54- Üzerine farz olduğu hâlde hacca gitmemek.

55- Tağutları dost edinip onların huzurunda muhakeme olmayı istemek.

56- Allah’ın emirleriyle hükmetmemek.

57- Müminlerin yolundan ayrılıp başka bir yola girmek.

58- Ana ve babaya karşı gelmek.

59- Cimrilik yapmak.

60- Allah’a çocuk isnat etmek.

61- Hz. İsa’ya tanrı demek veya onun tanrının oğlu olduğuna inanmak.

62- Sihirle uğraşmak.

63- İman konusunda Allah’ın peygamberleri arasında ayrım yapmak.

64- İnkârcılara sempati duyup onların hayat tarzlarına meyletmek.

65- Allah’ın yaratmış olduğu fıtrata müdahale edip değiştirmek.

66- Yalancı şahitlik yapmak.

67- Kovuculuk yapmak; insanlar arasında bozgunculuk çıkarmak için laf taşımak.

68- Yalan söylemek.

69- Zulüm yapmak.

70- Allah’ın, örtülmesini emrettiği yerleri örtmemek.

71- Müşriklerle evlilik yapmak.

72- Hayızlı eşle cinsel ilişkide bulunmak.

73- İhramlı iken avlanmak.

74- Allah’ın ayetlerinin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek.

75- Allah’ın dinine ekleme veya çıkarma yaparak aşırı gitmek.

76- Kadınların veya erkeklerin fuhuş amaçlı dost edinmeleri.

77- Eş cinsellik yapmak.

78- Lezbiyenlik yapmak.

79- Allah’a rağmen helal ve haram tayin etmeye çalışmak.

80- Haset etmek.

81- Din büyüklerine kayıtsız şartsız itaat edip onları kutsallaştırmak.

82- Gaybı bildiğini iddia etmek.

83- İyiliği emredip kötülüğü engelleme görevini terk etmek.

84- Eşkiyalık yapmak ve yol kesip insanları soymak.

85- Arzu ve istekleri ilahî iradenin önüne geçirmek.

86- Allah’ın rahmetinden umut kesmek.

87- Miras hukukunda ilahî emirleri gözetmemek.

88- Şahitliği gizlemek.

89- Allah’ı anmaktan ve emirlerine uymaktan yüz çevirmek.

90- Adak ve nezirleri yerine getirmemek.

91- Allah’ın isim ve sıfatlarıyla ilgili sapık fikirler edinip bunları yaymaya çalışmak.

92- Namaz, ezan ve diğer dinî sembollerle alay etmek.

93- Allah’tan başkasına dua etmek.

94- Akrabalık ilişkilerini kesmek.

95- Dinde tefrika çıkarmak.

96- Kâfirleri sırdaş edinmek.

97- Müslümanların yönetimini Allah ve Resulünü tanımayanlara terk etmek.

98- Müşriklerin ve diğer inkârcıların cennetlik olabileceklerine inanmak.

99- Kişinin sözleriyle davranışları arasında uyumsuzluk olması.

100- Kişinin kendisine dünyada ve ahirette hiçbir yararı olmayacak boş şeylerle uğraşması ve lüzumsuz konuşması.

Hadis kitaplarını taradığımızda ise Hz. Muhammed’in (s.) ümmetini her türlü kötülükten korumak ve ahirette azaptan kurtarmak amacıyla büyük günah konusunda uyardığını görüyoruz. Resulullah (s.) hadislerinde şu davranışları büyük günah olarak nitelendirmiştir:                                                                                                                                                                                                                                                                    1- Allah’a şirk koşmak.

2- Kişinin rızkına ortak olacak endişesiyle; geçim kaygısıyla çocuğunu öldürmesi.

3- Kişinin komşusunun namusuna göz dikmesi.

4- Günahı küçük görüp önemsemeyerek işlemek.

5- Günahları alenileştirmek ve yaptığı günahları çokça anlatarak övünmek.

6- İnsanları güldürmek amacıyla yalan söylemek.

7- Allah’ın (c.) haram kılmadığı bir şeyi çokça soru sormak suretiyle haram kılınmasına (bu yolda fetva alınmasına) neden olmak.

8- Gizli veya açıktan fuhuş yapmak.

9- Sihir yapmak ve sihirle uğraşmak.

10- Zina etmek.

11- İçki içmek.

12- Hırsızlık yapmak.

13- Bir Müslümanı haksız yere öldürmek.

14- Ana ve babaya isyan etmek.

15- Savaştan kaçarak cepheyi terk etmek.

16- Bile bile yalan yere yemin etmek.

17- Yalan söylemek.

18- Faiz yemek.

19- Yetim malı yemek.

20- Namuslu kadınlara iftira etmek.

21- İslam’ı kabul ettikten sonra başka bir dine dönmek veya insanı İslam’dan uzaklaştıracak bir söz söylemek veya bir iş yapmak.

22- Namazı terk etmek.

23- Özürsüz yere bilerek cuma namazını terk etmek.

24- İçkinin üretimine, alınıp satılmasına ve taşınmasına yardım etmek.

25- Yabancı erkeğin ve kadının bakılması yasak olan yerlerine şehvetle bakmak.

26- Bakılması yasak olan yerleri teşhir edip başka kimselere göstermek.

27- Karaborsacılık yapmak.

28- Komşusu açken kendisi tok yatmak.

29- Rüşvet alıp vermek.

30- Müminlerin gıybetini yapmak ve gizliliklerini araştırmak.

31- İyiliği emredip kötülüğü yasaklama görevini terk etmek.

32- Toplumsal kötülüklerin çoğalmasına göz yummak.

33- Allah’tan (c.) başkası adına hayvan kesmek.

34- Bidatçi insanları korumak ve savunmak.

35- Sınırları (tarla, bağ ve bahçe) değiştirmek.

36- Yalan yere şahitlik yapmak.

37- Yalan yere yemin ederek başkasının malını almak.

38- Müslüman bir kişiye sövmek.

39- Haset etmek.

40- Emanete ihanet etmek.

41- Başkasının alışverişi üzerine alışveriş yapmak.

42- Alıcı gibi gözüküp fiyatları artırmak.

43- İki yüzlülük yapmak.

44- Allah’tan (c.) başkası adına yemin etmek.

45- Ana ve babanın çocuğunu terk etmesi ve ilgilenmemesi.

46- Erkeğin kadın gibi, kadının da erkek gibi davranması.

47- Yalan yere yemin ederek satış yapmak.

48- İşçiyi çalıştırıp ücretini ödememek.

49- Hür bir insanı satıp parasını almak.

50- Faizli alışverişlere kâtiplik ve şahitlik yapmak.

51- Müminlere zarar vermek, onlara tuzak kurup hile yapmak.

52- Erkeğin namusunu koruyup yerine göre kıskanmaması.

53- İslam devletine izinli (pasaportlu) giren anlaşmalı bir gayri müslimi öldürmek.

54- İslam’dan başka bir millet (din) adına yemin etmek.

55- İntihar etmek.

56- Müslüman birisine kâfir demek.

57- Cimrilik yapmak ve cimriliği öğütlemek.

58- Zengin birisinin ihtiyacı olmadığı hâlde zekât alması.

59- Zekâtı vermemek.

60- Ölçü ve tartıyı eksik yapmak.

61- Hayvanlara işkence yapmak.

62- Riyakârlık yapmak.

63- Bir kişinin zalim olduğunu bildiği hâlde onunla beraber olup zulmüne yardım etmek.

64- Dinde (ekleme ve çıkarmak yaparak sünnete tabi olmayıp) aşırılık yapmak.

65- Sılayı rahmi terk etmek.

66- Bidatçileri korumak.

67- Yöneticilerin halklarına zulmetmeleri.

68- Yöneticilerin hediye adı altında rüşvet almaları.

69- Yöneticilerin halklarına öğüt verip doğruyu göstermemeleri.

70- Yöneticilerin adaletli davranmamaları.

71- İftira etmek.

72- Herhangi hayırlı bir mecliste Allah’ı (c.) anmamak.

73- Savaşta ölülere eziyet etmek ve çocukları öldürmek.

74- Fala baktırmak ve falcının söylediklerini tasdik etmek.

75- Hz. Peygamber’in konuşmadığı şeyleri ‘konuştu’ diye yalan söylemek; hadis uydurmak.

76- Övünmek ve münakaşada başkasını yenmek amacıyla veya itibar görmek için ilim öğrenmek.

77- Diliyle âlim geçinip gerçekte ise münafıklık yapmak.

78- İlmi gizlemek bilgiyi paylaşmamak.

79- Alçak insanları baş tacı edinip fert ve toplum için referans göstermek.

80- Zimmete kul hakkı geçirip ödememek.

81- Hac farz olduğu hâlde hacca gitmemek.

82- Aralarında nikâh bağı olmadığı hâlde yabancı kadınlarla halvette kalmak.

83- Fuhuş yapmaya devam eden bir kadınla evlilik yapmak.

84- Haksız yere boşanma isteğinde bulunmak.

85- Geçici evlilik yapmak. (Para karşılığında belirli bir süre için)

86- Kadının gösterilmesi yasak olan yerlerini başka erkeklere göstermesi, vücudunu teşhir etmesi.

87- Kadınların dışarıda vücutlarını gösteren ince ve şeffaf elbise giymeleri.

88- Yöneticilerin halkın isteklerine cevap vermeyip onlarla ilgilerini kesmeleri.

89- Müminlerin birbirlerine gereksiz yere küsüp dargın durmaları.

90- Büyüklere saygı göstermemek.

Büyük günah konusuna Dahhak (ö:135/752) ise, yapan kişinin hak ettiği cezaya paralel bir tanım getirmiştir. Ona göre büyük günah: “İşleyene, Allahuteala’nın dünyada had (miktarı dince belirlenmiş ceza), ahirette ise azap takdir etmiş olduğu suçlardır.” Dahhak’ın İslam hukuku ağırlıklı bu tarifine karşılık sufi âlim Sufyan es-Sevri (ö:161/778) de oldukça hikmetli bir tanım yapmıştır: “Büyük günah; seninle diğer kullar arasında meydana gelen haksızlıklardır. Küçük günah ise kişinin Allah’a (c.) karşı işlemiş olduğu suçlardır. Allah cömerttir, affeder. Bu tip günahlar tevbe ve istiğfarla yok olur. Kulların birbirine karşı yaptığı haksızlıklarsa ancak haksızlıkların yok edilip hakların hak sahiplerine verilmesiyle affa vesile olur.” Hülasa günahlar ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın af alanının içerisine girer. Şu ayetle belirtildiği gibi af alanına girmeyen tek büyük günah devam eden şirktir: “Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa o kesinlikle sapıtmıştır. Ölmeden önce kulun, yapmış olduğu günahlardan tevbe etmesi, Allah’ın ona bir lütfudur. Bir çok insan, üzerlerinde günahları olduğu hâlde ölmektedirler. Gazzali (ö:505/1111) merhumun dediği gibi, “Ne mutlu o insana ki kendinin ölümüyle günahları da ölmektedir. Yazıklar olsun o kişiye ki uzun bir ömür yaşayarak ölür, fakat günahları açmış olduğu kötü çığır sebebiyle yazılmaya devam eder ve kendinden sonra yüz yıllarca günahları hâlâ kaydedilir.” Akıllı bir insana düşen görev, günahlar çok da olsa, Allah’tan umut kesmeden, şu ayetin anlamından gereken nasibi almaktır: “(Tarafımdan onlara) de ki: “Ey kendilerine aşırı davranan kullarım! Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü o, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

1 Hucurat 49/13.

Araf 7/179.

Buhari, Kitabu’t-Tevhid, XIII, 465; Müslim, Kitabu’l-İman, I, 117.

Şuara 26/14, Gâfir 40/3.

Bakara 2/219.

Nur 24/11.

Kamer 54/47.

Nisa 4/2.

Müddessir 74/5.

Maide 5/96.

Âl-i İmran 3/155.

Furkan 25/72.

Bakara 2/81.

Haşr 59/9.

Enfal 8/22.

Maide 5/72.

İsra 17/15.

Kehf 18/80, En’am 6/110.

Lokman 31/13.

Kaf 50/24.

Mutaffifin 83/7.

Nahl 16/90.

Nahl 16/90.

Rum 30/41.

Kehf 18/50.

Araf 7/40.

Nisa 4/31.

Kehf 18/49.

İsra 17/31.

Tevbe 9/90.

Necm 53/32.

Tevbe 9/28.

Bakara 2/165.

Casiye 45/23.

Nahl 16/25.

Nisa 4/25.

Saf 61/3, Nisa 4/22.

Nisa 4/92, 112.

Nisa 4/14.

Nisa 4/24.

Nisa 4/25.

Nisa 4/29.

Nisa 4/37.

Bakara 2/264.

Bakara 2/262.

Bakara 2/262.

Bakara 2/256.

Bakara 2/217.

Nisa 4/128.

Nisa 4/142.

Nisa 4/142.

Maide 5/2, 91.

Maide 5/42.

Maide 5/77.

Maide 5/91.

Maide 5/100.

Maide 5/57.

Saf 61/7.

En’am 6/35, 111.

Nahl 16/90.

En’am 6/141.

Meryem 19/4, 32.

Bakara 2/178, 194; Maide 5/94.

Âl-i İmran 3/119.

Gâfir 40/56; Nur 24/11.

Müminun 23/3.

Âl-i İmran 3/54; Enfal 8/30.

Kalem 68/11.

Nur 24/16.

Vakıa 56/46.

Hadid 57/23.

Cürcani, Tarifât, s.107.

Enam 6/151-152.

Nisa 4/31.

Kehf 18/49.

Mevdudi, Tefhimu’l-Kur’an, I, 315.

Sâbuni, Safvetü’t-Tefasir, I, 514.

Necm 53/32.

Müslim, Ebu’l-Huseyn b. el-Haccac, Sahih-i Müslim, İstanbul, 1981, I, 209.

Bak: Bakara 2/88.

Bak: Bakara 2/7-8.

Bak: Nisa 4/48, 116; Maide 5/72.

Bak: Bakara 2/217; Maide 5/54.

Bak: Casiye 45/24; Yasin 36/78.

Bak: Maide 5/64.

Bak: Enam 6/108.

Bak: Meariç 70/22; Müddessir 74/43; Maun 107/4.

Bak: Nisa 4/142.

Bak: Cuma 62/9-10.

Bak: Tevbe 9/80-84.

Bak: Tevbe 9/34, 103.

Bak: Nisa 4/92-93; Enam 6/151.

Bak: Enam 6/151; İsra 17/31.

Bak: Nisa 4/29.

Bak: Âl-i İmran 3/154-156.

Bak: Enfal 8/16; Ahzap 33/16.

Bak: Bakara 2/191, 217.

Bak: Enfal 8/36.

Bak: Münafikun 63/7.

Bak: Âl-i İmran 3/167; Tevbe 9/67-68, 101.

Bak: Nisa 4/88.

Bak: Ahzap 33/1.

Bak: Maide 5/51.

Bak: Âl-i İmran 3/100, 149.

Bak: Tevbe 9/65; Enam 6/5; Nisa 4/140.

Bak: Enam 6/10; Rad 13/22.

Bak: Enam 6/68; Nisa 4/140.

Bak: Maide 5/57.

Bak: Hucurat 49/11.

Bak: Hucurat 49/11.

Bak: Hucurat 49/12.

Bak: Hucurat 49/12.

Bak: Nisa 4/23.

Bak: Furkan 25/68; Mümtehine 60/12; İsra 17/32; Nur 24/2-3, 24.

Bak: İsra 17/32.

Bak: Nur 24/4.

Bak: Nisa 4/29-30.

Bak: Maide 5/38.

Bak: Araf 7/31; İsra 17/26-27.

Bak: Bakara 2/188.

Bak: Maide 5/42, 62-63.

Bak: Bakara 2/275-277, Âl-i İmran 3/130; Nisa 4/161; Rum 30/39.

Bak: Maide 5/90.

Bak: Maide 5-90.

Bak: Bakara 2/173.

Bak: Bakara 2/173; Maide 5/3.

Bak: Bakara 2/183.

Bak: Bakara 2/159, 174.

Bak: Nisa 4/10; Enam 6/152.

Bak: Enam 6/152.

Bak: Maide 5/90.

Bak: Enfal 8/27.

Bak: Hac 22/38; Nisa 4/107.

Bak: Âl-i İmran 3/97.

Bak: Bakara 2/257; Nisa 4/60.

Bak: Maide 5/44-47.

Bak: Nisa 4/115.

Bak: İsra 17/23; Enam 6/151.

Bak: Nisa 4/37; İsra 17/29.

Bak: İsra 17/40; Nisa 4/117.

Bak: Maide 5/72.

Bak: Bakara 2/102.

Bak: Nisa 4/150-151.

Bak: Hud 11/113.

Bak: Nisa 4/119.

Bak: Furkan 25/72.

Bak: Kalem 68/11.

Bak: Enam 6/21; Nur 24/13; Şuara 26/223; Haşr 59/11; Münafikun 63/1.

Bak: Bakara 2/54, 59, 150; Nisa 4/64, 168; Maide 5/45; Enam 6/45.

Bak: Nur 24/31; Ahzap 33/59.

Bak: Bakara 2/221.

Bak: Bakara 2/223.

Bak: Maide 5/94-95.

Bak: Bakara 2/85, 208; Hicr 15/90-92.

Bak: Nisa 4/124.

Bak: Maide 5/5.

Bak: Araf 7/80; Ankebut 29/28.

Bak: Nisa 4/15.

Bak: Maide 5/87; Nahl 16/116.

Bak: Nisa 4/54; Felak 113/5.

Bak: Tevbe 9/31.

Bak: Neml 27/65; Hucurat 49/18; Bakara 2/33; Âl-i İmran 3/179; Enam 6/50, 59; Araf 7/188; Yunus 10/20; Hud 11/31.

Bak: Maide 5/63; Hud 11/116; Tevbe 9/67.

Bak: Maide 5/33.

Bak: Casiye 45/23.

Bak: Hicr 15/56; Rum 30/36; Fussilet 41/49.

Bak: Nisa 4/13-14.

Bak: Maide 5/106; Bakara 2/283.

Bak: Taha 20/124.

Bak: Hac 22/29; İnsan 76/7.

Bak: Araf 7/180.

Bak: Maide 5/58.

Bak: Enam 6/40.

Bak: Rad 13/25; Bakara 2/27.

Bak: Enam 6/59.

Bak: Tevbe 9/16.

Bak: Bakara 2/205.

Bak: Maide 5/72.

Bak: Saf 61/2-3.

Bak: Müminun 23/3.

Ebu Davud, 7, Talak, 50, Had No: 2310, II, 732; Nesai, Tahrimuddem, Had No: 3, VII, 88.

Ebu Davud, 7, Talak 50, Had No: 2310, II, 732; Tirmizi, 3 Büyu’, Had No: 1207, III, 513.

Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 4, VII, 90.

Ahmed, Müsned, III, 157; Müslim, 54, Zühd 6, Had No: 2988, III, 2290.

Müslim, 53, Zühd 8, Had No: 2990, III, 2291.

Ebu Davud, Edep, Had No: 4990, V, 265.

Ebu Davud, Sünne 34, V, 16-17.

Müslim, 49, Tevbe 6, Had No: 2760, III, 2114.

Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 19, VII, 112.

İbni Mace, Fiten, Had No: 2936, II, 1299.

İbni Mace, Fiten, Had No: 2936, II, 1299.

İbni Mace, Fiten, Had No: 2936, II, 1299.

Tirmizi, 3, Büyu’, Had No: 1207, III, 513; Nesai, Tahrimuddem 37, VII, 88.

Tirmizi, 3, Büyu’, Had No: 1207, III, 513.

Buhari, 23, Vesaya, III, 195; Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 3, VII, 88.

Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 3, VII, 88.

Tirmizi, 3, Büyu’, Had No: 1207, III, 513; Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 3, VII, 88.

Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 18, VII, 111.

Buhari, 23, Vesaya, III, 195; Nesai, Vesaya 30, Had No: 12, VI, 257.

Nesai, Vesaya 30, Had No: 12, VI, 257.

Müslim, 1, İman 35, Had No: 134, I, 88; Nesai, Tahrimuddem 37, Had No: 5, VII, 90-91.

Abdurrezzak, Musannef, Had No: 5008, III, 124; İbni Mace, Fiten 23, Had No: 4034, II, 1339; Tirmizi, 9, Salat, Had No: 2622, V, 14.

Malik, Muvatta, Cuma 9, I, 111.

Tirmizi, 59, Büyu’, Had No: 1294, III, 589.

Müslim, 3, Hayız 17, Had No: 74, I, 266.

Ebu Davud, 15, Cenaiz 32, Had No: 3140, III, 502.

Ahmed, Müsned, II, 33; İbni Mace, Ticaret 6, Had No: 2155, II, 729.

Ahmed, Müsned, II, 33.

Abdurrezzak, Musannef, Had No: 14669, VIII, 148; Ahmed, Müsned, II, 164.

Ebu Davud, Edep, Had No: 4880, V, 195.

Ahmed, Müsned, V, 388.

Malik, Muvatta, Kelam 9, II, 991.

Ahmed, Müsned (tah: Muhammed Şakir), Had No: 855, II, 156.

Ahmed, Müsned (tah: Muhammed Şakir), Had No: 855, II, 156.

Ahmed, Müsned (tah: Muhammed Şakir), Had No: 855, II, 156.

Buhari, 78, Edep 6, VII, 71.

Ahmed, Müsned, V, 25; Müslim, 1, İman 61, Had No: 218, I, 122.

İbni Hamza, Esbab-ı Vurudi’l-Hadis, Had No: 1070, II, 361.

Müslim, 45, Sıla ve Birr 9, Had No: 2563, III, 1985.

Ahmed, Müsned, II, 242; Abdullah b. Ahmed b. Hanbel, Sünnet, s. 110.

Müslim, 45, Sıla ve Birr 9, Had No: 2563, III, 1985.

Müslim, 45, Sıla ve Birr 9, Had No: 2563, III, 1985.

Buhari, 75, Edep 52, VII, 87.

Nesai, Eyman 35, Had No: 10, VII, 7.

Ahmed, Müsned, III, 436.

Ahmed, Müsned (tah: Muhammed Şakir), Had No: 2123, III, 362.

İbni Mace, Ticaret 30, Had No: 2208, II, 745.

İbni Mace, Rehn 4, Had No: 2242, II, 816.

İbni Mace, Rehn 4, Had No: 2242, II, 816.

Ebu Davud, Büyu’ 4, Had No: 3333, III, 628.

Tirmizi, 27, Birr ve Sıla, Had No: 1942, V, 332.

Nesai, Zekât 23, Had No: 69, V, 80.

İbni Mace, Diyet 32, Had No: 2686, II, 896.

Buhari, 78, Edep 73, VII, 96.

Buhari, 78, Edep 73, VII, 96.

Buhari, 78, Edep 73, VII, 96.

Tirmizi, 41, Birr ve Sıla, Had No: 1963, IV, 343; Ebu Davud, Zekât 46, Had No: 1698, II, 324.

Ebu Davud, Zekât 24, Had No: 1637, II, 288.

Ebu Davud, Zekât 3, Had No: 1556, II, 198.

İbni Hamza, Esbab-ı Vurudi’l-Hadis, Had no: 992, II, 203.

Darimi, Sünen, Edaha, I, 479.

Tirmizi, 8, Nezir, Had No: 1535, IV, 110.

Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, IV, 205.

İbni Mace, Menasik, Had No: 3029, II, 1008.

Buhari, 78, Edep 11, VII, 72; Ahmed, Müsned, V, 36.

Müslim, 35, Edahi 8, Had No: 1978, II, 1567.

Ebu Davud, 31, Melahim 17, Had no: 4344, IV, 514; Nesai, Zekât 23, Had No: 77, V, 86.

Abdurrezzak, Musannef, Had No: 14664, III, 147.

Buhari, 93, Ahkam 8, VIII, 107.

Ahmed, Müsned, V, 25.

Buhari, 63, Menakıb 43, IV, 251.

Ebu Davud, 35, Edep 31, Had No: 4855, V, 181.

İbni Mace, Cihat 38, Had No: 2857, II, 953.

Müslim, 39, Selam 35, Had no: 2230, II, 1751.

Buhari, İlim 38, I, 35; Müslim, Zühd 72, Had No: 3004, III, 2298; Tahavi, Müşkilü’l-Âsar, No: 395, I, 119.

İbni Mace, Mukaddime 23, Had No: 254, I, 93.

Ahmed, Müsned, I, 22; Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, I, 187.

Ahmed, Müsned, (Tah: Muhammed Şakir) Had No: 8054, III, 172.

Ahmed, Müsned, III, 466.

Heysemi, Mecmeau’z-Zevaid, IV, 168; Ahmed, Müsned, II, 220.

Darimi, Menasiki Hac, Had No: 2, I, 425; Taberi, Camiu’l-Beyan, III, 364.

Buhari, 67, Nikah 111, IV, 159; Müslim, 15, Hac 74, Had No: 1341, I, 978.

Ebu Davud, 6, Nikâh 5, Had No: 2054, II, 543.

Ebu Davud, 7, Talak 18, Had No: 2226, II, 667.

Buhari, 64, Magazi 38, V, 78.

Ebu Davud, Edep 38, Had No: 3750, II, 1234.

Malik, Muvatta, 48, Libas 4, II, 913; Ebu Davud, 26, Libas 34, Had No: 4104, IV, 358.

Tirmizi, 6, Ahkam, Had No: 1332, III, 619.

Ahmed, Müsned, III, 165.

Tahavî, Müşkilü’l-Âsâr, Had No: 1504; II, 93.

İbni Kayyim, Şemseddin Ebu Abdullah, Medaricu’s-Salikin, Beyrut 1995, I, 315.

Nisa 4/116.

Muhasibi, Haris, Risaletü’l-Müsterşidin, Beyrut 1995, s.171.

Zümer 39/53.



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BURADASINIZ Makaleleri Tefsir yazıları MUHAMMED SURESİ’NİN 19. AYETİNİN İÇERDİĞİ SÖZCÜK VE KAVRAMLAR 4. KISIM