Dr. Mehmet Sürmeli'nin kişisel web sitesine hoşgeldiniz.

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

CEMAATLE NAMAZA DEVAM EDİLMEDEN CEMAAT OLUNAMAZ

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

CEMAATLE NAMAZA DEVAM EDİLMEDEN CEMAAT OLUNAMAZ

Dr.Mehmet SÜRMELİ

 

Salih insanların içerisinde cemaatle eda edilmesi , Kuran’ Kerim okunması, baştan sona dua ve zikir niteliği taşıması, hakkıyla ikame edildiği zaman insanda ahlaki bir değişimi gerçekleştirmesi bakımından namaz, Yüce Allah’ la kurulabilen tüm iletişim yollarını içerir. Bütün bu özellikleri nedeniyle de sadece Hz. Peygamber’ in ümmetine değil, daha önceki ümmetlere de farz kılınmıştır. Kuran-ı Kerim bizlere, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’ e, Hz. Şuayb’ e, Hz. Musa’ ya, Hz. Lokman’ a, Hz. Zekeriya’ ya, Hz. İsa’ ya ve tüm israiloğullarına farz kılınan namazlardan bahseder. Hz. Yakup’ tan Hz. İsa’ ya kadar gönderilen peygamberlerin hepsinin İsrailoğullarından olduğunu düşünürsek bu sürecin uzunluğunu daha iyi kavrarız. Namaz ibadeti, sadece bu sayılan peygamberler ve ümmetleri ile de kayıtlı değildir. Hz. Adem’ den Hz. Muhammed (s.)’e kadar peygamberlerin hepsinin şeriatında vardır. Namazın olmadığı ne bir peygamber ne de hak bir din söz konusudur.

Kuran-ı Kerim yüze yakın ayette namazın kılınması ile ilgili emir tekrarı yapmıştır. Bu durumda, emir tekrarının tevhid ve cihattan sonra en çok yapıldığı ibadet namaz olmuştur. Hz. Peygamber’ in şeriatında namazın kılınması risalet görevi ile başlamış, yaklaşık olarak hicretten 1,5 yıl kadar önce de  5 vakit olarak düzenlenmiştir. Önemine binaen İslam bilginleri; “ Çocuk, sağını solunu ayırmayı bilince namazla, fiziken güç yetirebilince de oruçla emredilir” demişlerdir. Abdullah b. Mesut (Ö:34/650), “çocukların mutlaka namaza düzenli olarak devam ettirilmesini” söylemiş; Abdullah b. Abbas da (Ö: 68/687) “çocuklarınızı sabah namazına kaldırın, velev ki bir secde bile olsa yaptırın” tavsiyesinde bulunmuştur. Hz. Peygamber (s.) de “Çocuklarınız 7 yaşında iken namazı emredin, 10 yaşında hala kılmazlarsa te’dip edin” buyurarak velileri, erken yaşta çocukların bu önemli ibadetiyle ilgilenmeye teşvik etmiştir.

Hz. Peygamber namazı terk etmeyi Allah Teala’ ya karşı işlenen en büyük suçlardan birisi olarak kabul etmiştir. Hadis külliyatının içerisinde konu ile ilgili yüzlerce rivayet vardır. “İnsan ile küfür arasındaki perdenin namaz olduğunu belirten Resulullah, ümmetini, namaza teşvik babında şu hadis ile uyarmıştır; “Kim namazı kılmaya devam ederse kılmış olduğu namaz onun için bir nur, (Müslümanlığına) kesin kanıt ve kıyamet gününde ateşten kurtulmasına vesile olur. Kim de (5 vakit namaza) devam etmezse (sıratta) onun için ne bir nur ne bir kurtuluş, ne de lehine bir kanıt olur. Namazını kılmayan (bu) kimse kıyamet gününde Karun, Firavun, Haman ve Übey b. Halef ile haşrolacaktır.” Kuran-ı Kerim, namazı din; iman olarak tanıtmıştır. Bu nedenle Resulullah (s.) de şöyle buyurmuştur; “Namaz dinin direğidir, namazı terk edenin dini yoktur.”

Kuran-ı Kerim ve Hz. Peygamber’ in namaz ile ilgili hadisleri incelendiğinde “Namazın ikame edilmesi” ifadesine çok rastlanır. “İkame” kavramı, bu ibadeti rast gele yerine getirmeyi dışta tutan bir ifadedir. Bununla; hakkıyla temizliğe riayet etmek, abdesti erkanına riayet ederek almak, cemaate katılmak, tadili erkana uymak, kıraat edilen ayet, dua ve surelerin anlamlarını düşünmek, huşuyu tam olarak gerçekleştirmek ve kılınan namazı ihsan bilinci içerisinde “veda namazı” gibi eda etmek kastedilmiştir. Namazın ikamesi ile ilgili hususlara baktığımızda görürüz ki cemaate katılmak da ikamenin şartlarından birisidir. İnsan, yüzlerce rekat namaz kılsa, farzları bireysel olarak en güzel biçimde eda etse bile, cemaate devam etmedikçe namazı ikame etmiş olmaz.

Hz. Peygamber (s.), cemaatle namaz kılmaya çok büyük bir önem vermiştir. Özellikle de gençleri cemaate katılmaya teşvik etmiş ve onları müjdelemiştir. Resulullah (s.), Rahman’ ın koruması altında olacak 7 sınıfı sayarken bunlardan birisinin de; “Allah’ a ibadet aşkı ile yetişen genç ve kalbi, mescide devam etmeye arzulu kişidir.” Buyurmuştur. “Karanlık gecelerde mescitlere giden kimseleri kıyamet gününde tam bir nur ile müjdeleyin” diyerek ümmetini cemaatle namazdan kopmamaya yönlendirmiştir. Kuran-ı Kerim’ de, savaş anında bile cemaatle namazın teşvik edilip terk etmeye bir yol verilmemesi hem namazı edanın hem de cemaatin önemine bir atıftır. Cemaatle namaz kılmak mescitlerde zorlaşınca, ayrı bir mimari stil geliştirerek yine de cemaatten kopmamayı emreden Yüce Allah, İsrailoğullarından örnek vererek bizlere de olağanüstü durumlarda aynı yolu takip etmemizi şu buyruğu ile bildirmiştir: “Musa ve kardeşine: ‘kavminiz için Mısır’ da evler hazırlayın; o evlerinizi kıblegah (mescit) yapın ve (oralarda cemaatleşerek) namazı da dosdoğru kılın. (Ey Musa! Artık) iman edenlere (kurtulacaklarını) müjdele.’ diye vahyettik.”

Rasulullah (s.), “Kuran- kerim’ e iman etmeden keyfi yorumlar yapan münafıkları ve iş güç derdine düşerek cemaati terk edenleri ümmeti adına korktuğu sınıflar” arasında nitelendirmiş ve “ezanı işittiği halde özürsüz olarak cemaate gelmeyenin namazı da yoktur” buyurmuştur. Cemaate katılmaya mani olan özrü, Peygamber (s.): “Hastalık ve korku diye haber vermiştir. Cemaatle namazı en önemli sünnetlerden biri bilen ibn-i Abbas (r.a): “Kim ki Hayyaalel Felah nidasını işitir de davete icabet etmezse, Hz. Muhammed’ in (s.) sünnetini terk etmiştir.” demiştir. “Cemaatle kılınan namazın yalnız kılınan namazdan 27 derece daha faziletli” olduğunu bildiren Hz. Peygamber, “Camiye giderken atılan her adımın da sadaka olduğunu” söylemiştir.

Cemaatle namaz kılmaya çok büyük bir önem veren Rasulullah (s.), teşvik babında şu tavsiyeyi yapmıştır: “Kim ilk tekbire yetişmek suretiyle 40 gün cemaatle namaz kılarsa, o kimse cehennem ateşinden ve münafık olarak kaydedilmekten kurtulur.Mescitte iken ezanı işitir de bir ihtiyacı olmaksızın çıkar ve cemaate dönmeyi de istemezse o münafıktır” buyuran Hz. Peygamber, “münafıklara en ağır gelen namazların da sabah ve yatsı namazlarını “cemaatle kılmak” olduğuna vurgu yapmıştır. Bu konudaki ciddiyetini her an taze tutan Hz. Peygamber (s.): “Birisine emredeyim cemaate namaz kıldırsın, sonra da bana odun toplasınlar ve cemaatle namaza katılmayanların evlerini başlarına yıkayım” buyurmuştur. Abdullah b. Ümmü Mektum, iki gözü de görmeyen bir kimse olarak evinde namaz kılma hususunda Hz. Peygamber’ den (s.) izin isteyince; Resulullah ona “Ezanı işitiyor musun?” demiş, o da “Evet” deyince Hz. Peygamber (s.): “senin cemaate katılmanı engelleyecek bir ruhsat bulamıyorum” karşılığını vermiştir. Bazı rivayetlerde Ümmü Mektum ile mescidin arasında ama bir insan için tehlike arz eden su ve ağaçlar olduğu belirtilmesine rağmen Resulullah, “emekleyerek de olsa cemaatle namaza gel buyurmuştur. Bu rivayetler bazı mezheplerde cemaatle namazın farz veya vacip şekilde değerlendirilmesine sebep olmuştur.

Yukarıdaki rivayetler göz önünde bulundurulduğunda görülür ki Resulullah (s.); cemaatle namaz kılmanın önemini değişik ifadelerle defalarca dile getirmiştir. Cemaate katılmayanların deyimi yerindeyse ocaklarını başına geçirmek istemiştir. Kendisi de cemaati bir an olsun terk etmemiştir. İbn-i Abbas’ ın (r.a) bildirdiğine göre, Resulullah (s.),  hastalığı ağırlaşınca bile, iki kişinin omzuna asılarak ve ayakları da yerlerde sürünerek cemaatle namaza gelmiştir. Zaten en son vasiyeti de namaza devamın önemini vurgulamak olmuştur.

Hz. Peygamber (s.), vefatına yakın hastalığında bile ayakları sürünerek mescide geldiğine göre Müslümanların bu sünneti iyi düşünmeleri ve nesillerini de mescide bağlılık şuuru içerisinde yetiştirmeleri zorunludur. Zira müminlerin kurtuluşu cemaatleşmekten geçer. Resulullah(s.), bireysel anlamda Hz. İbrahim misali cemaati Mescit-i Haram’da (Kabe), Mescit- i Nebi’ de ve diğer mescitlerde yetiştirmiştir. Bunun sonucunda etrafındaki müminler; tüm olayları vahye göre değerlendirmişler, yalnızca müminleri veli edinmişler, Allah (c.) için her şeylerini feda edebilmişler, hiç kimse için inançlarını feda etmemişler, emr-i bil ma’ruf ve nehy-i an’il münker görevlerini hakkıyla yerine getirmişler, hayatı iman ve cihattan ibaret saymışlar, salih amellere çok özen göstermişler, kafirlere en ufak bir sempati duymamışlar, ahlaken hiçbir davranış bozukluğu yapmamaya çalışmışlar, sıla-ı rahmi en güzel şekilde yapmışlar, tüm harcamalarda orta yolu tutmuşlar, kul hakları konusunda çok duyarlı olmuşlar, günahlara karşı hep uyanık durmuşlar, birbirlerine karşı çok sevecen bir duruş sergilemişler, şehid ve önder ümmet olmanın bilinci ile yaşamışlardır. Bütün bu güzel vasıflar bireysel ümmet olabilmenin temel nitelikleridir. Bunlar camiye devamla, gece gündüz mescitlerde ayet dinlemekle, mescitleri mektebe dönüştürmekle elde edilir.

Cemaate devam ederek bireysel anlamda bir ümmet olma vasfını elde edemediğimiz zaman hem cami cemaati “kuru bir kalabalık”tan ibaret olur, hem de cemaatleşmenin sosyal ve siyasal aşamaları gerçekleşemez. Nitelikli bir cemaat olamadıkça da müminler hiçbir problemlerini çözemezler. Hayatın öznesi olmak ve tarihe yön vermek yerine gündemini başkalarının belirlediği edilgen varlıklar haline dönüşürler. Peygamber Efendimiz ve sahabileri gidişatını inkarcıların belirlediği müsadeli bir hayata cemaatleşme sayesinde asla razı olmamışlardır. Camiye devam etmeyenler ısmarlama bir hayata rıza göstererek sıradanlaşır endişesiyle sürekli uyarılmışlardır. Resulullah döneminde mü’minler, İmam’ın etrafında daima zihinsel ve ruhi bir tecdid yaşamışlardır. Cemaate katılmayarak bu tecdidin kasıtlı olrak dışında kalanlar ise münafıklaşmışlardır.Bugün böyle bir tecdid halini yaşayabilmek için  imamın da ‘imam’ olması şarttır. İmam, namaz kıldırdığı cemaatının itikadından, ibadetlerinden, ahlaki gidişatından, siyasi tercihlerinden, iktisadi faliyetlerinden ve hayata bakışlarından kendisini sorumlu tutmalıdır. Cemaatının ideolojik kaymalar yaşamasına onları uyararak müsaade etmemelidir. Çünkü ideolojiler İslam’a karşı türetilmiş yapay dinlerdir. Velhasıl, imameti ekmek teknesi olarak gören ‘memurlar’ yerine, peygamber makamı billen kimseler bu makama tercih edilmelidir. Eğer arkasında namaz kıldığımız imamlar; alim, müttaki, vera sahibi ve istikamet ehli ise namazımız daha da derinlik kazanacaktır.İmamdan cemaata, cemaattan imama etkileşim kaçınılmazdır…

ÖNCELİKLİ OLARAK OKUNMASI GEREKEN KÎTAPLAR

Akaid Kitapları

Akaid Cafer et-Tahavi

Fıkhu’l-Ekber Ebu Hanife (Aliyyülkari Şerhi)

Akaid Ömer Nesefı

Tevhid Muhammed Kutup

Kur’an’da Uluhiyet Suat Yıldırım

Dört Terim Ebu A’la el Mevdudi

Beş Terim Mehmet Sürmeli

Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’te tmanın Hakikati Mehmet Sürmeli

Kur’an’da Şirk ve Müşrik Toplum Nadim Macit

İslam Akaidi Şerafettin Gölcük

Meal ve Muhtasar Hadis; Fıkıh , Tefsir ve Hadis Usulu Kitapları

Kur’an-ı Kerim ve Meal-i Hakim Haşan Basri Çantay

Kur’an-ı Kerim Meali(Tefsirli) Mahmut Kısa

Riyazu’s Salihin tmam Nevevî

40 Hadis i Şerif tsmet Özel

Selamet Yolları (Bülug’ul Meram) Sanani (Terc: Ahmet Davudoğlu)

Tefsir Usulü Muhsin Demirci

Kur’an’ı Anlamada Yöntem Muhammed Gazzali

Kur’an’ın Bütünlüğü Ozerine Halis Albayrak

Tefsir Tarihi İsmail Cerrahoğlu

Hadis tlimleri ve Istılahları Subhi Salih

İslam Hukuku Metodolojisi Muhammed Ebu Zehra

İslam Hukukuna Giriş Abdulkerim Zeydan

Fıkıh Usulü İbrahim Kafi Dönmez

Hadis Edebiyatı tsmail Lütfü Çakan

Îlmihaller

tslam tlmihali Ömer Nasuhi Bilmen

Emanet ve Ehliyet Yusuf Kerimoğlu

İslam tlmihali Diyanet Vakfı Yay.

Kur’an Ahkamı Celal Yıldırım

Ahkamu ’l Kur'an Muhammed Ali es Sabuni

Ïslam Tarihi

Çöle tnen Nur Necip Fazıl Kısakürek

Zad’ü 1 Mead (4 cilt) İbni Kayyim el Cevzi

Fıkhu’s Sire Ramazan el Buti

Fıkhu’s Sire Muhammed Gazali

İslam Peygamberi(2 cilt) Muhammed Hamidullah

Peygamberler ve Hz. Muhammed, Tevhid Mücadelesi(3 cilt) Ebu Â’lâ el Mevdudi

tslam Tarihi tbni Hişam

Hz. Muhammed’in Evrensel Mesajı İbrahim Sarıçam

Tasavvuf/Ahlak

Ruh Terbiyemiz Said Havva

Allah Erinin Ahlâk ve Kültürü Said Havva

M. Bahauddin Nakşibendi ve Nakşibendilik Necdet Tosun

Risaletü’l Müsterşidin Haris el Muhasibi

Medâricu’s Salikin İbn Kayyım

Muhammed Suresi 19. Ayet Tefsiri Mehmet Sürmeli

Tasavvuf Hasan Kamil Yılmaz

Tasavvuf Mahir tz


Davet ve Tebliğ

Tebliğ Abdulkerim Zeydan

Yoldaki tşaretler Seyyid Kutup

Risaleler Hasan el Benna

Hatıralar Hasan el Benna

Kur’an ı Kerim ve Sünnette Davet Ahmet Önkal

Nebevî Hareket Metodu Münir Muhammed Gadban

islam’a Giriş Muhammed Hamidullah

İslam’ın Etrafındaki Şüpheler Muhammed Kutup

İslam’ın Dünya Görüşü Seyyid Kutup

İslam’da Sosyal Adalet Seyyid Kutup

İslam’da Hükümet Ebu A’la el Mevdudi

İslam Said Havva

Müslümanın Şahsiyeti Muhammed Ali Haşimi

Dersler ve tbretler Mustafa Sibai

Kur’an ı Kerim’i ve Sünneti Anlama

Kur’an’ı Anlamada Yöntem Muhammed Gazali

Sünneti Anlamada Yöntem Yusuf el Kardavi

imam Şatıbi el Muvafakat

Akıl Vahiy Dengesi Açısından Sünnet Mehmet Erdoğan

Sahabenin Sünnet Anlayışı Bünyamin Erul

İslam Hukukunda Sünnet Mustafa Sıbai

Hz. Peygamber’in Kur’an Anlayışı Mehmet Sürmeli

Sahabenin Kur’an Anlayışı Mehmet Sürmeli

Kur’an Tarihi Muhammed Hamidullah

Sünnetin Anayasal Niteliği Ebu A’la el Mevdudi

İslam Düşüncesinde Sünnet Hayri Kırbaşoğlu

Hz.Ömer’in Sünnet Anlayışı Ebubekir Sifil

Kur’an’da Edebi Tasvirler Seyyid Kutub

Denemeler

Zor Zamanda Konuşmak İsmet Özel

Kalın Türk İsmet Özel

Vel Asr İsmet Özel

Toparlanın Gitmiyoruz(1. 2.3) ismet Özel

Bir Akşam Gezintisi Değil tstiklal Marşı Yürüyüşü İsmet Özel

Batılılaşma thaneti Mehmet Doğan

Medeni Vahşet Hüsnü Aktaş

Müslümanca Düşünme Ozerine Denemeler Rasim Özdenören

Öze Dönüş Ali Şeriati


OKUMAK, YASAMAK VE PAYLASMAK DİLEKLERİMLE...

 

Akaid Kitapları
Akaid
Cafer et-Tahavi
Fıkhu’l-Ekber
Ebu Hanife (Aliyyülkari Şerhi)
Akaid
Ömer Nesefı
Tevhid
Muhammed Kutup
Kur’an’da Uluhiyet
Suat Yıldırım
Dört Terim
Ebu A’la el Mevdudi
Beş Terim
Mehmet Sürmeli
Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’te İmanın Hakikati
Mehmet Sürmeli
Kur’an’da Şirk ve Müşrik Toplum
Nadim Macit
İslam Akaidi
Şerafettin Gölcük
Kur’an-ı Kerim ve Meal-i Hakim
Haşan Basri Çantay
Kur’an-ı Kerim Meali(Tefsirli)
Mahmut Kısa
Riyazu’s Salihin
İmam Nevevî
40 Hadis i Şerif
İsmet Özel
Selamet Yolları (Bülug’ul Meram)
Sanani (Terc: Ahmet Davudoğlu)
Tefsir Usulü
Muhsin Demirci
Kur’an’ı Anlamada Yöntem
Muhammed Gazzali
Kur’an’ın Bütünlüğü Üzerine
Halis Albayrak
Tefsir Tarihi
İsmail Cerrahoğlu
Hadis İlimleri ve Istılahları
Subhi Salih
İslam Hukuku Metodolojisi
Muhammed Ebu Zehra
İslam Hukukuna Giriş
Abdulkerim Zeydan
Fıkıh Usulü
İbrahim Kafi Dönmez
Hadis Edebiyatı
İsmail Lütfü Çakan
İlmihaller
İslam İlmihali
Ömer Nasuhi Bilmen
Emanet ve Ehliyet
Yusuf Kerimoğlu
İslam İlmihali
Diyanet Vakfı Yay.
Kur’an Ahkamı
Celal Yıldırım
Ahkamu ’l Kur'an
Muhammed Ali es Sabuni
İslam Tarihi
Çöle İnen Nur
Necip Fazıl Kısakürek
Zad’ü 1 Mead (4 cilt)
İbni Kayyim el Cevzi
Fıkhu’s Sire
Ramazan el Buti
Fıkhu’s Sire
Muhammed Gazali
İslam Peygamberi(2 cilt)
Muhammed Hamidullah
Peygamberler ve Hz. Muhammed, Tevhid Mücadelesi(3 cilt)
Ebu Â’lâ el Mevdudi
İslam Tarihi
İbni Hişam
Hz. Muhammed’in Evrensel Mesajı
İbrahim Sarıçam
Tasavvuf/Ahlak
Ruh Terbiyemiz
Said Havva
Allah Erinin Ahlâk ve Kültürü
Said Havva
M. Bahauddin Nakşibendi ve Nakşibendilik
Necdet Tosun
Risaletü’l Müsterşidin
Haris el Muhasibi
Medâricu’s Salikin
İbn Kayyım
Muhammed Suresi 19. Ayet Tefsiri
Mehmet Sürmeli
Tasavvuf
Hasan Kamil Yılmaz
Tasavvuf
Mahir İz
Meal ve Muhtasar Hadis; Fıkıh , Tefsir ve Hadis Usulu Kitapları
ÖNCELİKLİ OLARAK OKUNMASI GEREKEN KİTAPLAR
Davet ve Tebliğ
Tebliğ
Abdulkerim Zeydan
Yoldaki İşaretler
Seyyid Kutup
Risaleler
Hasan el Benna
Hatıralar
Hasan el Benna
Kur’an ı Kerim ve Sünnette Davet
Ahmet Önkal
Nebevî Hareket Metodu
Münir Muhammed Gadban
İslam’a Giriş
Muhammed Hamidullah
İslam’ın Etrafındaki Şüpheler
Muhammed Kutup
İslam’ın Dünya Görüşü
Seyyid Kutup
İslam’da Sosyal Adalet
Seyyid Kutup
İslam’da Hükümet
Ebu A’la el Mevdudi
İslam
Said Havva
Müslümanın Şahsiyeti
Muhammed Ali Haşimi
Dersler ve İbretler
Mustafa Sibai
Kur’an ı Kerim’i ve Sünneti Anlama
Kur’an’ı Anlamada Yöntem
Muhammed Gazali
Sünneti Anlamada Yöntem
Yusuf el Kardavi
İmam Şatıbi
el Muvafakat
Akıl Vahiy Dengesi Açısından Sünnet
Mehmet Erdoğan
Sahabenin Sünnet Anlayışı
Bünyamin Erul
İslam Hukukunda Sünnet
Mustafa Sıbai
Hz. Peygamber’in Kur’an Anlayışı
Mehmet Sürmeli
Sahabenin Kur’an Anlayışı
Mehmet Sürmeli
Kur’an Tarihi
Muhammed Hamidullah
Sünnetin Anayasal Niteliği
Ebu A’la el Mevdudi
İslam Düşüncesinde Sünnet
Hayri Kırbaşoğlu
Hz.Ömer’in Sünnet Anlayışı
Ebubekir Sifil
Kur’an’da Edebi Tasvirler
Seyyid Kutub
Denemeler
Zor Zamanda Konuşmak
İsmet Özel
Kalın Türk
İsmet Özel
Vel Asr
İsmet Özel
Toparlanın Gitmiyoruz(1.2.3)
İsmet Özel
Bir Akşam Gezintisi Değil İstiklal Marşı Yürüyüşü
İsmet Özel
Batılılaşma İhaneti
Mehmet Doğan
Medeni Vahşet
Hüsnü Aktaş
Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler
Rasim Özdenören
Öze Dönüş
Ali Şeriati
OKUMAK, YAŞAMAK VE PAYLAŞMAK DİLEKLERİML


BURADASINIZ Makaleleri YENİ MAKALELERİ CEMAATLE NAMAZA DEVAM EDİLMEDEN CEMAAT OLUNAMAZ